Tasarım
yaklaşımımızın merkezinde kurucularımızdan Mimar Burak Ergül'ün de etkisiyle mimari bir hassasiyet yer alır. Ürettiğimiz her obje
yalnızca işlevsel bir eşya olarak değil, mekânla birlikte düşünülmesi gereken
bir form olarak ele alınır.
Bu nedenle tasarım sürecinde güçlü oranlar, zarif ve dengeli
kompozisyonlar ve malzemenin doğal karakteri belirleyici olur. Bir objenin
bulunduğu yüzeyle, ışıkla ve çevresindeki diğer unsurlarla kurduğu ilişki en az
kendi formu kadar önemlidir.
Bu
yaklaşımın temelinde el emeğine ve geleneksel sanatlara duyduğumuz saygı
vardır. Seramikten çiniye, ahşaptan doğa illüstrasyonlarına kadar farklı sanatsal disiplinlerde çalışırken, geçmişten gelen üretim kültürünü korumaya ve onu
bugünün tasarım diliyle buluşturmaya özen gösteririz.
Üretimlerimiz bu nedenle
sınırlı sayıda hazırlanır. Her parça kendi malzemesinin dokusunu, küçük
farklılıklarını ve karakterini taşır. Estetik
dilimizde sadelik ön plandadır. Gereksiz detaylardan uzak duran, çoğu zaman iki
ya da üç rengi aşmayan bir renk paletiyle çalışırız.
Amaç gösterişli olmak
değil, zaman içinde değerini koruyacak dengeli ve derinlikli formlar ortaya
koymaktır. Bu nedenle atölyemizden çıkan her parça, bulunduğu mekâna sakin ve zarif bir
estetik katmak üzere tasarlanmış; sade, zamansız ve dikkatle üretilmiş bir
tasarım yaklaşımının sonucudur.